İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Yapıtlarıyla, 19. yüzyıl Rus klasikleri arasında Avrupa'da (bu arada bizde de) en önce çevrilen ve tanınanlardan biri olmuştur.
Kraliyet Coğrafya Derneği’nin 14 Ocak 1862 tarihindeki toplantısında yapılan açıklama, bilim dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı. Doktor Fergusson, Afrika kıtasını boydan boya geçmeyi planlıyordu.
Bu kitapta sürgünden bir yıl önce yazdığı ve en tanınmış eserlerinden biri olan Beyaz Geceler'in yanı sıra hepsi 1848 yılına ait Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca, Noel Ağacı ve Nikâh, Haysiyetli Hırsız, Yufka Yürekli öyküleri de yer almaktadır.
Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür.
Bu ciltteyse, İvanov ve Martı'dan Vişne Bahçesi'ne, Çehov'un altı büyük oyunu, yazılış sırasıyla yer almakta ve bu büyük ustanın oyun yazarlığının farklı evrelerine ışık tutmaktadır.
Tarihî gerçekler ile hayalgücünü birleştirerek yarattığı, derinliğiyle baş döndüren Timur karakteri eşliğinde, tutkuyla örülmüş iktidar ağlarında dolaşmaya davet ediyoruz.
Çalınan Taç (Prens ile Dilenci) hikâyesi 16. yüzyılda, bir sonbahar günü, İngiltere'nin Londra kentinde başlar. Sefil mi sefil buz gibi bir evde fakir bir ailenin istenmeyen çocuğu Tom Canty dünyaya gelir.
Ha sen söylemişsin ha ben der gibi. İnsanın insanla kaynaşması her zaman güzeldir, şairin şairle kaynaşmasında bir başka sıcaklık, bir başka aydınlık oluyor: bir dille iki dilin tadını almak, bir canla iki canın sevincini duymak gibi bir şey.
Çocukluk, yazarın çiftlik yaşamını ve babasıyla birlikte şehre taşınmasını anlatıyor. Tolstoy’un ilgi çekici bir roman halinde anlattığı anılarında, yapıtlarında rol alan karakterlerin gerçek hayatta kimlerden ilham alınarak yaratıldığını görebilirsiniz.
Tolstoy'un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin ilk kitabı olan Çocukluk, ilk kez 1852 yılında Sovremennik dergisinde yayımlandı. Sade kurgusu, samimi, çarpıcı anlatımıyla okurlar arasında olduğu kadar dönemin edebiyatçıları arasında da büyük ilgi gördü.
Kafka Dava'da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının "kötü niyeti"yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder.
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır.
Yetişkin dostlarıyla birlikte çıktığı deniz seferinden sağ salim dönülmesinde önemli rol oynayan, romanın yeniyetme anlatıcısı Jim Hawkins açısından, bir rüştünü ispat etme hikâyesidir.
Köyde yaşamanın bazı zorlukları vardı ve başlangıçta çok şaşırtıcı şeyler gördüler. Ancak zamanla yeni dostlar edinince, köy hayatının da çok eğlenceli ve hatta maceralı olabileceği ortaya çıktı.
Yazar bu eserle, başta sevdiği kadına kavuşabilmek için karaya oturmuş bir gemiyi tek başına kurtarmak zorunda kalan Guernseyli bir deniz işçisi olmak üzere, tüm yoksul deniz işçilerinin hayat mücadelesini hayranlık verici ve ayrıntılı tasvirlerle edebiyata taşımış, onların mücadelelerini denizciliğin ve denizin kâdim diliyle onurlandırmıştır.
Platon, "iyilik", "eşitlik", "güçlülük" ve "haklılık" gibi "insanlık durumları"nı irdeleyerek düşlediği en iyi devletti anlatmış, ve bu temel yapıt, ister yanında ister karşısında olsunlar, 2000 yılı aşkın süredir ortaya konan bütün devlet kuramı ya da toplum düzenlerinin başvuru kaynakları arasında yer almıştır.
Diriliş sadece Sibirya'ya giden bir mahkûm kafilesinin yolculuğunu değil, yaşamın anlamını kavramak adına kişinin kendini yeniden var etme sürecini anlatan bir başyapıttır.
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında “tertib ettiği” Dîvan’ının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatı’nın son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir.
Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa'nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür.
"Bir oyun yazarı olarak ya Aristofanes kadar uzun anılıp Shakespeare ile Moliere´in sırasında yer alacağım ya da yaşlı bir soytarı gibi yüzyıl sona ermeden unutulacağım. Tarihin benim için vereceği yargıyı bilemem. Ama sadece şu ad bana yeter; Bernard Shaw."