Orhan Pamuk, Sessiz Ev kitabını 32 bölüm halinde kurgulamıştır. Her bölüm farklı karakterlerin gözünden anlatılmaktadır. Romandaki zamanın, 12 Eylül 1980’de yaşanan askerî darbeden kısa bir süre önce geçmesi nedeniyle darbeden önceki siyasî ve toplumsal gerginlikler romanda derinden hissedilmektedir.
Bu kitap Pamuk'un okurlarınca bilinmeyen-günce tutan ressam yanını, günlük hayatını, şaşırtıcı hayallerini ve deneyimlerini okura ulaştıracak ve dünyaca ünlü yazarı bir insan olarak tanımamıza ışık tutacak.
"Orhan Pamuk'un çılgınlığında deha var."
Umberto Eco
Orhan Pamuk’un üzerinde 5 yıldır çalıştığı “Veba Geceleri”, 1901 yılında 3. Veba Pandemisi döneminde Osmanlı’nın 29. Vilayeti Minger adasında geçiyor. Hem sürükleyici bir siyaset ve aşk romanı hem de Pamuk’un salgın, karantina, devlet ve birey konularını bir masal havasıyla tartıştığı bu tarihi roman, konusuyla yaşadığımız günlere de ışık düşürüyor.
Orhan Pamuk’un kült eserleri arasında görülen “Yeni Hayat”, 40 dilden fazla dile çevrilmiştir. THE GUARDIAN’ın “Yeni Hayat Özel Bir Vaka” diyerek söz ettiği roman "Bir gün bir roman okudum ve hayatım değişti" sözleri ile başlamaktadır.
Eşkıyalığı bırakarak evlendiği Seyran ile bir Akdeniz kasabasına yerleşen Memed, burada milli mücadele kahramanlarından muallim Zeki Nejad'la dostluk kurar.
Mustafa’nın aile geçmişi, çocukluğu ve Harp Okulu yıllarına kadar hayatına odaklanan bu metinde yetişmekte olan bir yüreğin çocukluk ilgi ve meraklarından tutun vicdani, ahlaki ve düşünsel gelişimine ayna tutuluyor.
'Afrikalı Leo', gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namı diğer Giovanni Leone de Medici'nin...
İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor...
Çoğu zaman mesele, Tanrı’nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı, âlimler bilimi görür, cahiller mucizeyi.
Pamuk tüylü, kara benekli yavru kedi Zeytin, büyükannesiyle dedesinin evinde masallar dinleyerek mutlu mırıltılarla uykuya dalar. Fakat birden, çok sevdiği benekli faresini kaybettiğini fark eder!
Çabuksığınları tanıyor musunuz? Yok, hayır, haritalara bakmayın, eski atlaslara da, çünkü Çabuksığın diye bir ülke yok. Çabuksığınların evleri her yer ya da hiçbir yer, özellikle de hiçbir yer.
Çıktığı andan bu yana ilgi gören roman, ergenlik dönemindeki bir çocuğun dünyayı algılayış biçimini bize anlatırken, yetişkinlerin düzenine karşı olan isyanını da başarılı bir dil ile aktarıyor.
Öykünün yoğun, çarpıcı ve keskin dilini kullanarak bazen şiirsel, bazen sorgulayıcı, bazen de yürek burkan “devrim” hikâyeleriyle okurun karşısına çıkıyor. Çıplak Ayaklıydı Gece’de bir araya gelen dokuz öykü, herkesi hem kişisel hem de ortak geçmişiyle yüzleşmeye çağırıyor.
"Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce."
Meydan okumak korkmadığını ve çekinmediğini açıkça bildirmek, göstermek, karşı tarafla yarışa girmek, bu nedenle yaşamın tam da kendisi olmak, odağında bulunmak demektir.
Eylül”, günümüz okuru için, yalılarda, köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı; kadınların duygu dünyası; müzik, yeme içme, giyim kuşam, eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman.
Harry Potter dizisinin dördüncü kitabı Harry Potter ve Ateş Kadehi, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda dördüncü sınıfa geçen Harry'nin başından geçenleri konu alıyor.
"Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs'e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim."
Kitabın ana karakteri Harry Potter, Ron ve Hermione'dir. Hogwarts Büyücülük ve Cadılık Okulu'nun bu üç sınıf arkadaşı hem insan, hem büyücüler dünyasını mahvetmeye kararlı, kaos, şiddet ve korku getirmek isteyen Voldemort'a karşı çok büyük bir mücadele verirler.
"İşte orada, okulun tepesinde, gökte asılı duruyordu: o yılan dilli, parıl parıl parlayan yeşil kafatası; Ölüm Yiyen'lerin bir binaya girdiklerinde... birilerini öldürdüklerinde arkalarında bıraktıkları işaret..."