Şeyh Şamil, destanlaşan bir kahraman. Kafkas dağlarında milletinin bağımsızlığı için çarpışan bir yiğit. Karşısındaki düşmanın tüm zalimliğine meydan okuyan ve onca zorluğa karşı dimdik ayakta duran bir cengâver. …
"İnsanların taş üzerine yazdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir."
Amerika'da doğan, orada İslam'la tanışan ve halen orada yaşayan, çeşitli Amerikan ve Avrupa üniversitelerinde psikolojik danışmanlık dalında akademisyenlik yapan Muhyiddin Şekûr Su Üstüne Yazı Yazmak'ta tasavvufa giriş öyküsünü anlatıyor. Şekûr, bu serüveni tasavvufla karşılamasından başlatıp şeyhinin rehberliğinde eriştiği dervişliğe ve ötesine kadar götürüyor. Şeyhinden aldığı "ders"lerle hayatın her anına dalga dalga yayılan ve hepsi birer hikmete işaret eden, kendisine sunulan lütufları ve bu yolda geçirdiği dönüşümü dile getiriyor. Bölümler arasında ilerledikçe, okur da günlük hayatın içinde insana yapılan ilahi çağrıya tanık oluyor.
Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık var,
evet, o zorlukla beraber bir kolaylık var!
O halde boş kaldığında yine kalk yorul!
Ve ancak Rabbinden ümit et, hep O’na doğrul.
İnşirah Suresi : 5-8
Cep boy Tabiat Risalesi Tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-i hariciye sahibi ise, ancak bir sanat olabilir, sâni olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, şâri olamaz. Mahlûk bir perde-i izzettir, hâlık...
Tam Namaz Hocası (ıı. Hamur) – Yusuf Tavaslı Tam Namaz Hocası (Roman Boy) (B01) Bu kitab, sizlere namaz kılmayı öğretecek. Hem de kendi kendinize, hiç kimseye ihtiyacınız kalmadan öğretecektir. Her namazı teker teker izah eden bu eserden sureleriyle,...
Tefekkür Düşünmenin Fazileti Bir anlık/saatlik tefekkür, doğrusu bir yıllık nafile ibadetten üstündür.(Hadis-i Şerif) Kaldı ki Yüce Rabbimizin Kitabında; tefekkür, düşünme, ibret alma, dikkatli ve titiz olarak incelemeyle ilgili olarak çok teşviklerde bulunulmuş ve buna ilişkin hükümler...
Hafif, rahat ve iş yerinde profesyonel bir görünüm
Tamamen su geçirmez ve son derece nefes alabilen membran astar
Bileği tamamen saran ve sıkı oturan tasarım
Normal bir ayakkabının içine giyilebilir, standart deri mestlerden (huffeyn) daha üstün performans gösterir
Dayanıklıdır, uzun yürüyüşlerde yıpranmadan veya bozulmadan kullanılabilir
Fiziksel olarak test edilmiş ve İslam âlimleri tarafından onaylanmıştır
Deri mestlere mesh hükümleri, şeriata uygun bu çoraplar için de aynıdır
Sepete Ekle
Bu ürünün birden fazla varyasyonu var. Seçenekler ürün sayfasından seçilebilir İncele
“Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün.” (Tahrim Suresi, 8)
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi.
TADIMLIK OKU
Hisler, hayaller ve takıntılar...
Düşünce sokağımızın fıtri ve kaçınılmaz misafirleri.
Bu misafirleri seçemiyoruz, evet.
Fakat sokaktaki herkesi de evimize almak zorunda değiliz.
Çıkmazdayım ya Rab…
Hangi duygu ile yürüsem kalbimin yollarında sonu karanlık.
Sana çıkmayan her yolda kayboldum, her sevdada boğuldum.
Ve şimdi kalbimi acıtan, hayatımı zindana çeviren ne varsa hepsini aldım geldim huzuruna.
Mahlûkatı incelemek, onların harikulâde hâllerini tefekkür etmek, çeşit çeşit mahlûkatın yaratılma hikmetlerini düşünmek, mârifetullah yolunda Allah'a tazim göstermek demektir. Böyle davranmak kişideki yakini kökleştirir.
Hz. Peygamber Yâ-Sîn sûresini “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân ‘ın kalbi ise Yâ-Sîn Sûresi’dir.” hadîs-i şerîfi ile özetlemişlerdir. Kur’ân’ın mânâsının şekle bürünmüş hali olan bu âlemi bir vücûd gibi düşünürsek, Yâ-Sîn sûresinde anlatılan insân-ı kâmiller bu vücûdun kalbidir. Onlar Hz. Peygamber’in ahlakıyla ahlaklanıp bu ahlak ile ölü vücûdları diri hale geçirirler.
Allah, zekât ibadetini İslam’ın temel şartlarından biri kılmıştır. Zekâtı hemen namazın arkasından zikretmek suretiyle, önemini belirtmiştir. Ki namaz, farz kılınan ibadetlerin en üstünüdür. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin.” (Bakara 2/110)
Bu Kur’ân-ı Kerim Hafız Osman Hattına sâdık kalınarak Sayfa Tutar, Berkenar, Secavendli, Med’li ve Kasır’lı olarak hazırlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu’ndan Onaylı ve Mühürlüdür.